• BIST 3.482,68
  • Altın 1024.346
  • Dolar 18.5725
  • Euro 18.4725
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 12 °C

Ak Parti'nin 'Mutfak' ile imtihanı!

Göksal Serdar

Yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar olarak tanımladığı 3Y ile mücadele etme sözü vererek iktidara gelen ve 20 yıldır kesintisiz olarak ülkeyi yöneten Ak Parti, son dönemde iyice ağırlaşan ekonomideki sıkınıtılar nedeniyle özellikle yoksullukla mücadelede maalesef dip yaptı. Ekonomide 20 yılın sonunda gelinen noktayı, "Pandemi ve Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle bütün dünyada ekonomik sıkıntı var" sözüyle açıklamak, deve kuşu misali kafamızı kuma gömmekten farksızdır. Zira mevcut tabloyu daha da ağırlaştıran pandemi ve savaş olmasaydı da ülkemiz için ekonomik darboğaz kaçınılmazdı. 
Cari işlemler hesabı, bir ekonomide dış dengeyi gösteren ve bir ülkenin ekonomi ve siyasi politikalarına yön veren çok önemli bir göstergedir. Makroekonomik dengenin bir ayağı olan dış dengenin sağlanmasının temel göstergesi olan cari açıklar özellikle birçok az gelişmiş ülke için sorun yaratmıştır. Nitekim Türkiye'de yaşanan krizler incelendiğinde bu krizlerin ortak noktasının cari işlemler bilançosundaki dengenin bozulması olduğu görülmektedir. Cari açığın büyüklüğünün yanında bu açığın finanse ediliş şekli bu sorunu tetiklemiştir. İç tasarrufların yetersizliğine bağlı olarak ortaya çıkan finansman ihtiyacı yabancı sermaye ile karşılanmaya çalışılmış, bu durum riskleri daha da arttırmıştır.
Türkiye ekonomisinin temel problemi yıllara yaygın yüksek cari açık verilmesidir. Ekonomimiz özellikle 2002 sonrasında yüksek cari açık vererek, büyümenin muhafaza edildiği bir politika ile yönetilmektedir. Türkiye'nin 2000-2017 arasında 555.1 milyar dolar cari açık verdiğini düşünürsek, bu sorunun büyüklüğünün ne kadar tartışılmaz olduğunu çok daha iyi anlayabiliriz. Yüksek ve birikimli devam eden cari hesap dengesindeki açığın sonu; her zaman döviz kurlarındaki kontrolsüz artış, ardından döviz likidite problemi ve ardından da büyümeye gelen sert fren olmuştur. 
2021 yılının sonu itibariyle başlayan ani döviz kuru yükselişiyle birlikte iyice alevlenen ekonomideki sıkıntılı süreç halen devam etmektedir. Çarşı pazarda fiyatlar el yakarken ülkle olarak her yeni güne zam haberleriyle başlar olduk. Halkın büyük bir bölümü artık temel gıda maddelerinin yanı sıra elektrik, su, doğalgaz ve ulaşım gibi insani ihtiyaçlarını karşılamakta bile ciddi anlamda zorlanır hale geldi. 20 yıldır her seçimde "başka alternatif mi var" diyerek destek verdiği mevcut iktidarın icraatlarının ucu mutfağına ve cebine dokunan halkımız bakalım bu kez ne yapacak? Ecevit'i iktidardan eden, Özal'ı devre dışı bırakan, Süleyman Demirel’in, "Mutfağın yıkamadığı iktidar yoktur" tespiti Ak Parti için de geçerli olacak mı? Seçimlere kadar ekonomide ciddi bir düzelme olmazsa sonucun nereye varacağını hep birlikte bekleyip göreceğiz.    

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Boğaziçi Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim