KUZEY IRAK'TA YAŞANAN OLUMSUZLUKLAR BİZİ ETKİLEMEKTEDİR

Ekonomi Bakanı Zeybekci, "Ben bu seçimlerden sonra yakın geleceği ekonomimiz için bir rahatlama dönemi olarak görüyorum. Artık önümüzdeki en az 5 yılı da çok rahat bir şekilde görebiliyoruz" dedi

Ekonomi Bakanı Zeybekci, "Ben bu seçimlerden sonra yakın geleceği ekonomimiz için bir rahatlama dönemi olarak görüyorum. Artık önümüzdeki en az 5 yılı da çok rahat bir şekilde görebiliyoruz" dedi.
 Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, milletin ilk defa oylarıyla seçtiği cumhurbaşkanının ülkeye, millete ve dünyaya hayırlı olmasını diledi.
Bakan Zeybekci, TRT Haber'e seçime ilişkin yaptığı değerlendirmede, Türkiye tarihi için çok önemli bir gelişmeden sonraki ilk gün olan bugünün, milletin oylarıyla seçilen ilk Cumhurbaşkanı için çok önemli mesajların da alındığı ilk gün olduğunu ifade eden Zeybekci, "Ölçülü ve çok demokratik bir seçim süreci oldu. Oy oranlarına baktığımızda ise hakikaten hiçbir tartışmaya meydan vermeyecek ama içinde çok güzel mesajlar barındırdığına inandığım bir seçim oldu. Zaten son seçimlerde sandığın içine çok güzel mesajlar konuluyor, doğru okuyabilmek çok önemli. Ben bu seçimlerin ve sonuçların hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan'ın balkon konuşmasında ön plana çıkardığı birlik-beraberlik, 2012'den beri yaşanan ekonomik gelişmeler ve benzeri konular üzerine yaptığı vurgulara ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Zeybekci, "Sayın Başkanımızın daha doğrusu yeni Cumhurbaşkanımızın konuşmasında çok açık mesajlar vardı. Kaybeden yoktur, kazanan 77 milyondur demesi oy vermeyenler de kazandı, ülke kazandı, demokrasimiz kazandı, dünya standartlarında bir hukuk sistemine doğru yürüyen yeni Türkiye Cumhuriyeti kazandı, 2023'ü hedefleyen yeni Türkiye Cumhuriyeti kazandı, Gazi Mustafa Kemal'in muasır medeniyeti ve daha ilerisini hedef gösteren bütün Türkiye kazandı demesi önemle altı çizilmesi gereken noktalardır" dedi.
Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarının Türkiye ekonomisi üzerinde öngörülen doğrudan etkilerini değerlendiren Zeybekci, Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşmak için önümüzdeki dönemle ilgili siyasi istikrarını garanti altına almasının şart olduğunu ve dünkü seçimlerle bu garantinin sağlandığını ifade etti.
Zeybekci, "Ben bu seçimlerden sonra yakın geleceği ekonomimiz için bir rahatlama dönemi olarak görüyorum. Artık önümüzdeki en az 5 yılı da çok rahat bir şekilde görebiliyoruz ve bu sayede çok önemli gelişmeler sağlayacağız. Çok önemli kalkınmalar, büyümeler, performanslar sağladığımız için de 2023 hedeflerine de elle tutabilecek kadar yakın olacağız. Bunu başardığımız zaman da önümüzdeki on yılı rahat görebilir hale geleceğiz. Bu görebilen, planlayabilen bir siyasi iradeden sonra ise artık hedef 2053'ler 2071'ler diyoruz. Ama bilhassa 2023'e kadar olan bölüm şu an için çok nettir" dedi.
Türkiye'nin çok doğru bir dönemde siyasi istikrar kararını verdiğini belirten Zeybekci, dünya haritasının ekonomik ve siyasi anlamda yeniden çizildiği dönemde, Türkiye'nin bu sürece çok rahat bir şekilde, önünü görerek ve politik istikrarını sağlamış bir şekilde girdiğini bildirdi.
"Ekonomi kadrolarındaki değişikliği o kadar da önemli bulmuyorum"
Ekonomi yönetiminde revizyon olup olmayacağı sorusuna Bakan Zeybekci, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nde yapılan Sanayi ve Ticaret Şurası'nda Başbakanın gelecekle ilgili, ekonomik performansın devamı yönünde çok olumlu mesajlar verdiğini anımsattı. Başbakanın genel hatlarıyla ekonominin kontrolünü elinde tutacağını anlatan Zeybekci, bunun için ekonomi kadrolarındaki olası bir değişikliği o kadar da önemli bulmadığını söyledi.
Temmuz ayında beklentilerin üzerinde çıkan enflasyon rakamlarının önümüzdeki dönem faiz indirimlerini nasıl etkileyeceği ve yılsonu enflasyon hedefinin yukarı yönlü revize edilmesiyle ilgili düşüncelerinin sorulması üzerine Zeybekci, temmuz ayı enflasyonunun çok daha olumlu yönde olan beklentilerin üzerinde çıktığını belirtti. 
Türkiye'de bugün enflasyonun 9.3 olduğundan dolayı faizler daha fazla düşürülemez mantığının piyasaya pompalamaya çalışıldığını bildiren Zeybekci, "Bunların bilerek veya bilmeyerek ıskaladığı veya kasıtlı olarak yaptığı bir şey var. Enflasyon temmuz sonu 9.3 dendiğinde bu enflasyon Temmuz 2014 sonu ile Temmuz 2013 arasındaki 365 günlük geçmiş dönemi kapsamaktadır. Ama faiz dediğiniz zaman bu Temmuz 2014 ile Temmuz 2015 arasını hedef alır. Geçmiş enflasyonla gelecek faizi eğer siz kıyaslarsanız bu kendinizi kandırmak olur. Hatta içinde iyi niyetin olmayacağını söyleyebileceğim bir noktaya varmak olur. Kıyaslama yapılacaksa faiz ile kıyaslanabilecek bir enflasyon varsa, o da beklenti enflasyonudur. O da 2015 yılı Temmuzundaki enflasyondur ve Türkiye'de yüzde 6'lar seviyesindedir" diye konuştu.
Bir yıl sonrası için tüketicinin, üreticinin, ticaret erbabının katlandığı faize bakıldığında bunun yüzde 13-15 aralığında seyrettiğini ifade eden Zeybekci, beklenti enflasyonunun yüzde 6'lar seviyesinde olduğu bir Türkiye'de reel katlanılan faizin yüzde 13-15 seviyesindeyse ve aradaki fark yüzde 100'e yakınsa bunun katlanılabilir bir faiz olmadığını anlattı.
Türk ekonomisinin sağlam olduğunu dile getiren Zeybekci, şunları kaydetti:
"Türkiye'de cari açık 2014 yılı sonu itibarıyla baktığımız zaman yüzde 6.4 orta vadeli hedefi tuttursaydı, Türkiye başarılı olacaktı. Türkiye cari açıkta 2014 yılı sonu itibarıyla yüzde 6'nın da altına düşecek ve yüzde 5,5 seviyesine yaklaşan bir cari açığa ulaşacak. Türkiye, dış ticaret açığında tarihi bir başarı yakaladı. İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 70'ler seviyesine geldi. Onun için Türkiye kapasite kullanım oranlarında, istihdamda, ihracatta, ihracata dayalı üretim seviyesinin artmasında son derece başarılıdır. O yüzden gelin piyasayı önden yönetelim. Piyasayı arkadan takip etmeyelim. Faiz oranlarını piyasanın katlanabileceği seviyelere çekelim. Piyasa şu an bu faize katlanmak istemiyor. Onun için de üretici ham madde stokuna girmiyor, ürettiği malı stoklayacak kadar üretmiyor, toptancı da stok yapmıyor. Bunlar hep maliyet demek ve bu maliyeti temin edeceğiniz yer finans piyasalarına gittiğiniz zaman yüzde 100'e yakın reel faiz yapıyor. Yüzde 6-7 oranında faiz ödeyen reel sektör bu parayı kazanmıyor. Onun için faizi piyasanın razı olacağı seviyeye getirmemiz lazım. O seviyeye getirmediğimizde talepte gelebilecek olan en ufak bir oynama bize maliyet enflasyonu olarak yansımaktadır. O yüzden faizlerin inmesi şarttır."
"Kuzey Irak'ta yaşanan olumsuzluklar bizi etkilemektedir"
Ortadoğu’da yaşanan sıcak gelişmelerin Türk ekonomisine etkisi ve önümüzdeki dönemde ihracatta bir düşüş olup olmayacağına dair soruya Zeybekci, Kuzey Irak'ta yaşanan olumsuzlukların Türkiye'yi etkilediğini, haziran ayına kadar ihracatın tamamı için ikinci ülkenin Irak olduğunu söyledi.
Irak'ta 10 Haziran'dan itibaren terör örgütünün bölgeye egemen olmasıyla başlayan süreçten önce ihracatın tamamının Kuzey Irak üzerinden yapıldığını ifade eden Zeybekci, "Bunun yüzde 30'u Kuzey Irak'ın ihtiyaçları için gönderilmekte, yüzde 70'de güneye Basra ve Bağdat bölgesine gitmekteydi. Söz konusu karışıklıktan dolayı çok büyük bir engel yaşamaya başladık ve en son temmuz ayı sonu itibarıyla bir önceki yılın aynı ayına oranla yüzde 46 civarında düşüş yaşadık. En kötü ihtimalle bu durum yıl sonuna dek devam ederse ihracatımızda 2,5 milyar dolar civarında bir azalma söz konusu olacak" dedi. 
Irak'ın hizmet ve nakliye sektörü için de son derece önemli olduğunu belirten Zeybekci, şöyle devam etti:
"Buradaki daralmadan dolayı da 500 milyon dolar civarında bir kayıp öngörülmektedir. Ama altını çizerek söylüyorum bu en kötü senaryodur. Ülke olarak biz bu kaybımızı başka yerlerden telafi etmekteyiz. Avrupa Birliği'ne olan ihracatımızın 2013 sonu itibarıyla toplam ihracatımız içindeki payı yüzde 40 seviyesindeyken, şimdi bu oran yüzde 46'nın üzerine çıkmıştır. Bu durum Kuzey Afrika gibi başka ülkeler için de söz konusudur. Dolayısıyla buradan bir telafi söz konusudur ama tabi bunlar olmamış olsaydı ihracattaki büyümemiz çok daha fazla olacaktı. Irak bizim için önemlidir. 24 şehrimiz için Irak birinci ihracat ülkesidir. Toplam yumurta ihracatımızın yüzde 95'ini, toplam beyaz et ihracatımızın yüzde 75'ini, toplam çimento ihracatımızın yüzde 20'sini, toplam demir-çelik ihracatımızın yüzde 15'ini biz Irak'a yapmaktayız."
Irak'ın ekonomik olarak Türkiye'ye son derece bağımlı bir ülke olduğunu dil getiren Zeybekci, düşen ihracatın bu anlamda ertelenen bir talep olduğunu, ortam biraz düzeldiğinde talebin çok hızlı bir şekilde artacağını söyledi. Zeybekci, "Irak'taki durum ekonomiyi eksi yönde etkilemeyecek sadece artımız (geçici bir süre için) biraz düşecek ama bu da önümüzdeki dönemde normale dönecektir" diye konuştu.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Ekonomi Haberleri