Esnafın Gözü Kulağı Cumhurbaşkanı’nda

Mehmet Şimşek’in “vergi affı olmayacak” açıklaması, uzun süredir borçlarını erteleme umuduyla bekleyen esnafı adeta ters köşe yaptı. Türkiye’de yıllardır alışkanlık hâline gelen af beklentisi bu kez karşılık bulmadı.

Bugün çarşıya çıktığınızda, esnafın yüzündeki yorgunluğu görmek zor değil. Artan kira bedelleri, yükselen enerji faturaları, sürekli zamlanan hammadde maliyetleri ve daralan müşteri talebi… Tüm bunların üzerine bir de vergi yükü eklenince, esnafın nefes alacak hâli kalmadı. Vergi affı, birçok küçük işletme için kısa süreli bir rahatlama sağlayabilirdi. Ancak affın gelmemesi, borçların tahsilatını hızlandıracak ve zaten daralan nakit akışını daha da sıkıştıracak.
Esnafın Çıkmazı
Küçük işletmeler, ekonominin bel kemiği. Mahalledeki bakkal, berber, kahveci ya da küçük lokanta; sadece ticaret yapmıyor, aynı zamanda sosyal hayatın da merkezinde duruyor. Ancak bugün bu işletmelerin çoğu ayakta kalmak için mücadele veriyor.
• Maliyetler sürekli artıyor.
• Satışlar düşüyor.
• Vergi yükü ise hiç hafiflemiyor.
Esnafın “nefes alamıyoruz” çığlığı, aslında toplumun genel ekonomik sıkıntılarının bir yansıması. Çünkü esnafın kepenk kapatması, sadece bir dükkânın kapanması değil; mahallenin ışığının sönmesi, sosyal bağların zayıflaması anlamına geliyor.
Blokeli Hesaplar: Esnafın Elini Kolunu Bağlayan Gerçek
Bugün birçok esnafın banka hesapları, ödenmeyen vergi borçları nedeniyle blokeli durumda. Yani esnaf, kendi kazancına dahi ulaşamıyor. Günlük satışlardan gelen para hesaba yatıyor ama vergi dairesinin bloke kararı nedeniyle bu paraya dokunulamıyor. Elektrik faturasını ödemek isteyen esnaf, bankadan “hesabınızda bloke var” cevabını alıyor. Çalışanların maaşını yatırmak isteyen işletme sahibi, kendi parasını kullanamıyor.
Bu tablo, esnafın ticari faaliyetini felç ediyor. Vergi affı bekleyenlerin umudu boşa çıkınca, blokeli hesaplar yüzünden birçok işletme kapanma noktasına geldi. Esnafın en büyük talebi, hiç değilse bu blokelerin kaldırılması ya da borçların yapılandırılarak ödemelerin daha makul taksitlere bölünmesi. Çünkü bloke, sadece borcu değil, esnafın günlük yaşamını da kilitliyor.
Esnafın Gözü Kulağı Cumhurbaşkanı’nda
Şimşek’in açıklamasından sonra esnafın gözü kulağı Cumhurbaşkanı Erdoğan’da. Çünkü esnaf, son sözü söyleyecek olanın Cumhurbaşkanı olduğunu düşünüyor. “Vergi affı yok” denilse de, esnaf hâlâ Cumhurbaşkanı’ndan gelecek bir müjdeyi bekliyor. Çarşıda konuşulan tek şey, “Cumhurbaşkanı devreye girer mi?” sorusu. Küçük işletmeler, Erdoğan’ın esnafa özel bir destek paketi açıklamasını umutla bekliyor.
Devletin Tercihi ve Sonuçları
Şimşek’in kararı, mali disiplin açısından anlaşılır olabilir. Sürekli af çıkarmak, vergiye gönüllü uyumu zayıflatıyor. Ancak bu tercihin sosyal ve ekonomik yansımaları göz ardı edilemez. Esnaf, “Vergi affı yoksa destek paketi olsun” diyor. Çünkü nefes alamayan bir esnaf, sadece kendi dükkânını değil, mahallenin ekonomisini de ayakta tutamaz.
Devletin mali disiplinle birlikte sosyal dengeyi de gözetmesi gerekiyor. Vergi affı yerine, esnafa yönelik düşük faizli kredi, vergi ertelemesi veya doğrudan destek mekanizmaları devreye alınabilir. Aksi hâlde, küçük işletmelerin kepenk kapatması, sadece ekonomik değil, toplumsal bir kayıp olacaktır.
Son Söz
Vergi affı çıkmadı, ama esnafın sesi hâlâ meydanda. Küçük işletmelerin ayakta kalması için ya vergi yükünün hafifletilmesi ya da doğrudan destek mekanizmalarının devreye girmesi şart. Çünkü esnaf nefes alamazsa, toplumun da nefesi daralır. Blokeli hesaplarla kilitlenen esnafın çığlığı, aslında ekonominin en kırılgan noktasını işaret ediyor. Bu sesi duymak, sadece esnaf için değil, ülkenin geleceği için de hayati önem taşıyor. Esnafın gözü kulağı ise hâlâ Cumhurbaşkanı’ndan gelecek bir adımda.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazar Yazıları Haberleri