• BIST 97.149
  • Altın 282,758
  • Dolar 5,7454
  • Euro 6,3899
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 17 °C

SURİYELİLERE VATANDAŞLIK VERİLMELİ Mİ?

Av Dr TUNCER  ÖZYAVUZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Suriyelilere Türk vatandaşlığı verileceği" yönündeki açıklamasından sonra kamuoyunda bu yönde yapılan tartışmaları kaygıyla izliyorum.
1- AKP'nin Suriyeli göçmenleri bir oy deposu olarak gördüğü ve önümüzdeki dönemde yapılacak seçimlerde veya en yakın olası başkanlık referandumunda kullanmak istediği açıktır. Bu AKP'nin hiçbir siyasi etiğe sığmayan anlayışına yeni bir örnek olacaktır.
2- Suriyeli göçmenlerin güneydoğu bölgesinde özellikle Kürt kökenli vatandaşlarımızın yaşadığı bölgelere yerleştirilerek siyasi amaçlar elde edilmek istendiğiaçıktır. Bu amaçla yapılan siyaset "modern devlet yönetimlerinde" yeri olmayan bir anlayış olup, özellikle oradaki Kürt kökenli vatandaşların göç etmek zorunda bırakılarak onların yerine Suriye kökenli göçmenlerin yerleştirilmesi uluslararası hukukta suç olarak kabul edilebilecek bir davranıştır.
3- Suriyeliler Türkiye'ye vatandaş olmak için gelmemişlerdir. Onlar canları tehlikede olduğu için Türkiye'ye sığınmışlardır. Türkiye onlara karşı şimdiye kadar doğru bir şekilde yaptığı gibi tüm maddi ve manevi desteği vermelidir. Bir insanın evini, işini yurdunu terk edip başka bir ülkeye sığınması kolay birşey değildir. Suriye'deki iç karışıklık devam ettiğine göre, bu Suriyelilerden Türkiye'de kalmak isteyenlere aynı kolaylıklar sağlanmalıdır.
4- Ama Suriyeli'lere vatandaşlık verilmesi doğru değildir. Suriye'deki iç karışıklıklar sona erdiğinde, onların ülkesine dönmesi sağlanmalı, teşvik edilmelidir. Suriye'deki iç savaşın umulandan çok geç bitmesi ve bazı Suriyelilerin artık burada tamamen yerleşmiş olması, iş kurması, evlenmesi, yatırım yapması durumunda kalmak isteyenlere "belli şartlar dahilinde" vatandaşlık verilmesi doğru olur. Ama şimdi değil.
5- Bu vatandaşlık tartışması kapsamında tüm Suriyeli göçmenlere düşmanca bir tutum takınılması, onlar aleyhinde yayın yapılması, bazı Suriyelilerin Türkler veya Türkiye aleyhine söylediği sözleri tüm Suriyelilere mal ederek onların dışlanması toplumsal barışı ve "geleneğimizde olan zor durumdakilerle dayanışan toplum" imajımızı zedeleyecek kadar tehlikeli söylemlerdir. Örneğin Sözcü gibi gazetelerin son günlerdeki Suriyeli göçmenler aleyhine yaptığı haber ve yayınlar tam anlamıyla "faşizm" kokmaktadır. Bunlara prim vermemek gerektiğini düşünüyorum. Suriyeli göçmenleri eleştirirken Avrupa'ya çalışmaya giden vatandaşlarımıza yapılan haksızlıkları ve aşağılamaları duyduğumuzda nasıl kızdığımızı, onurumuzun incindiğini hatırlayalım.
6- Vatandaşlık konusunda yapılan tartışmalarda "kalifiye" "yetişmiş" Suriyelerin vatandaşlığa alınacağını söylemekte aynı şekilde en hafif tabiri ile "ayıp"tır. Bu insanlar keyfi olarak buraya gelmemişlerdir. Kendilerinin ve çocuklarının hayatı tehlikede olduğu için gelmişlerdir. ABD, Kanada, Avustralya gibi ihtiyacınız için yurtdışından göçmen alacağınız zaman bazı kriterler koyabilirsiniz. Ama Türkiye'deki Suriyelilere böyle kriterler koymak yanlıştır.
7-Suriyelileri kendi ülkelerinden "kaçan", "savaşmaktan korkan", "vatanlarını satan"," hain" gibi sıfatlarla tanımlamakta doğru değildir. Suriye yabancı bir ülkenin işgali altında değildir. Büyük devletler tarafından kışkırtılan anlamsız bir iç savaş vardır. Bu savaşın büyümesinde Türkiye'nin de katkıları olduğunu unutmamak gerekir. Böyle bir savaşta, komşunu vatandaşını öldürmek yerine, savaştan kaçmak daha ahlaki ve insanidir.
8- Buradaki Suriyelilerin konumları "vatandaşlık" verilmeden de düzeltilebilir. Ülkemizde binlerce dilenen, fuhuşa sürüklenen, köle gibi ağır şartlarda ucuza çalıştırılan Suriyelilere yönelik yasal düzenlemeler yapılabilir. Ayrıca, yüz binlerce eğitimden uzak kalan Suriyeli çocuğun, sağlıklı eğitim olanaklarına kavuşturulması için ne gerekiyorsa yapılmalıdır. Asıl tehlike eğitim almayan bu çocukların yarın toplum içinde pimi çekilmiş bomba gibi her türlü tehlikeyi yaratabilecek olmalarıdır. Bu çocuklara Arapça ve Türkçe temelli eğitim olanakları sağlanmalıdır.
Bu düşüncelerime kızan, eleştiren arkadaşların olacağını peşinen kabul ediyorum. Ama bu konuyu AKP karşıtlığı veya yandaşlığı penceresi yerine insani, ahlaki, sosyolojik ve bilimsel değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum.

Bu yazı toplam 1669 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Boğaziçi Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim