• BIST 3.491,26
  • Altın 1022.308
  • Dolar 18.5759
  • Euro 18.4535
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 12 °C

Oyuna gelmeyelim

Hayati Karaca

Yangınlar, seller, kavgalar, çatışmalar bugünlerde haberlerden eksik olmuyor.
Devletimiz Afetlere karşı hızlı bir şekilde organize olup yaraları sarmaya çalışıyor.
Buna rağmen dış mihraplar yaygara koparmaya devam ediyor.
Doğal afetleri fırsat bilerek kaos ortamı yaratılmak isteniyor.
Ülkenin sinir ucu bütün meselelerine birden dokunuluyor.
Kötülük yayıcılar vazifelerinin başında. Sokakta mahallede medyada sosyal medyada her yerdeler.
 Fitne ateşini büyütmek için yangına körükle gidip afetten yeni afetler çıkarmak peşindeler.
 İyiliklerin, güzelliklerin kazanması adına azmimizin ve gayretimizin sınırlarını zorlamamız gereken bir dönemdeyiz.
 Engeller ve zorluklar rollerini çok güçlü bir şekilde oynuyor.
İçimizdeki mevcut iyileştirici gücü keşfedip kalıcı iyilikler üretmekten başka çaremiz yok.
Fitne fesat çıkaranlara fırsat vermeyeceğiz.
İçine çekilmeye çalışıldığımız kavgalardan hiç kimse kazançlı çıkmaz.
Hepimiz kaybederiz.
Bizi paramparça etseler de toparlanmaya mecburuz.
Rengi ırkı dini dili ne olursa olsun insana insan nazarından bakan büyüklerin irfanına ihtiyacımız var.
Acımasız sözlerin, açık yaraları nasıl kanattığını hep birlikte müşahede ediyoruz.
Sevginin sessiz ve evrensel dilini yeniden hatırlamamız gerekiyor.
Duaya ve tefekküre de vakit ayırmalıyız.
Nerede kaybettik insanlığımızı?
Nereden vuruldu kardeşliğimiz?
Neden bir ve beraber değiliz?
Bu sorular üzerine düşünmek makul cevaplar bulana kadar sorgulamayı sürdürmemiz gerek.
 “Hep bir kardeş iken adımız “ nasıl kan davalı aşiretlere döndük, düşünmeye çalışmalıyız.
 Kendimize asli değerlerimize olan güven duygumuzu ayakta tuttuktan sonra, insanları olduğu gibi kabul etmek ve affedilmek için affetmek Müslüman aklı için hiç de zor ve denenmemiş bir hal değil.
Bazen mucizeler çok yakındır da biz uzakta sandığımız için göremeyiz.
 Ülkemizi içinden kemiren bu ince hesaplı çatışma zeminine baktıkça, yüreğimizdeki inanç, böylesi bir dünyada sahip olduğumuz en büyük mucize değil midir diye düşünüyor insan.
İhanete tahammülümüz gaflete vaktimiz yok. Uyanık olmak durumundayız.
 Oyun büyük. Oyuna gelmek de oyunbozanlık etmek de bize insana yakışmaz.
 İnsana yakışan şey felaket senaryolarına kendini kaptırmak yerine uyanıklığını arttırmak ve hayat planına uygun kamil bir insan olmaya çalışmak.
 Toplumun önüne düşecek yangını söndürecek fitneyi bitirecek sözünün tesiri yüksek öncülerin eksikliğini şimdilerde güçlü bir şekilde hissediyoruz.
Yaratılan her şeye dost olmasını bilmiş bu soylu ruhların toplayıcı toparlayıcı yönleriyle milleti nasıl millet haline getirdiğini geçmişten çok iyi biliyoruz.
Onların aramızdan çekilişiyle aslında sahipsiz kaldık.
 Sahipsiz yola çıkanın, yarı yolda nefesi kesilir.
 Şu ölümlü dünyada manevi bünyesi sağlıksız, karamsarlaşmış, korkaklaşmış, hissizleşmiş insanoğlunun “Ölmeyen Dost tutan” ilim ve irfan ehlinin diriltici nefesine ihtiyacı var.
Hissi kardeşlikten, ruhi kardeşliğe yükselme dersinin sessiz muallimleri gönül sayfalarımızı yeniden işlemeli.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Boğaziçi Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim